Sanatçılar ve Eserler:

Christa Sommerer - Sanatın Değeri
Manuela Naveau - My Turked Ideas
Interface Cultures Linz Students-Artists (Martin Nadal, “Sanat Retriever'ı” - Rosi Grillmair, “Bir Dakikada Alışveriş” - Varvara Guljajeva & Mar Canetve)- “Para Asla Uyumaz” 


Mekan: Adahan İstanbul

 

Neden Kolektif Kürasyon?

Bu sene amber merkezi bir kürasyon yerine yeni bir kollektif festival modeli sunuyor. amber15 işbirliği  içinde sürdürülebilir, katılımcı, açık ve ortak bir çatı altında sanatçıları, akademisyenleri, küratörleri, yapımcıları, maker'ları,  yaratıcı bireyleri festivale dahil olmaya çağırıyor. Başvuru sahipleri 25 Temmuz’da yapılacak jüri değerlendirmesinde eserleri oylayabilirken, festivalin seçici kurulunun da bir parçası olacaklar.

Bu yeni yapıya giderken kuruluşumuzdan beri destekçisi olduğumuz açık veri, özgür yazılım, kendin/birlikte yap, ekolojik aktivizm, sürdürülebilir yaşam, kent tarımı, gerilla bahçecilik, yavaş şehir gibi hareketleri üretim ve tüketim ilişkilerinin demokratikleşmesini hedefleyen, teknolojinin de olmazsa olmaz  bir parçası olduğu yeni ve bütünsel bir ekolojinin adımları olarak görüyor ve bu doğrultuda bir festival modeli öneriyoruz.

Cağrıya katılan sanatçıların seçimyle belirlenen eserler ve sanatçıların listesi aşağıda.

Sanatçılar ve Eserler:

Ömer Berk Yüksel, Mustafa Geyik, Egemen Gök  // Humanoid Label
Osman Koç // Dijital-Analog İş Çevirici
Hamraz LOTFI, Harun M. TÖLE // Bir pencere bakmaya / Bir pencere duymaya (Pasaj'da da sergilenecektir.)
Zeynep Nal Sezer // Huysuz Arzuhalci
Hakan Gündüz // İnsan Kolonisi


Sergi Mekanı: İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsü, Enerji Müzesi

Küratör: Ekmel Ertan

Sanatçılar ve Eserler:
Ebru Kurbak & Irene Posch - Hazırlanmış Mantık
Bager Akbay - Deniz Yılmaz
Serkan Demir - Alıntı I
Ioana Păun - Natalia, Işığı Aç
Rafet Arslan - Sanat-Emek Piramidi (Contemporary Istanbul Amber Standı  A1-107'de de sergilenecektir.)
Onur Sönmez - Homage to Lottery & Mr. Adiguzel
Ellie Harrison - Zaman Çizelgeleri
Sam Meech - Punchcard Ekonomi

Mekan: İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsü, Enerji Müzesi

 

Küratör: Fırat Arapoğlu

Aşağı yukarı son 30 yıldır artık yeni dünyanın (Brave New World) bir “enformasyon” toplumu haline geldiği tezi, SSCB sonrası sosyalizmin karşısında kapitalizmin meşrulaştırılmasının dayanak noktalarından birisiydi. Post-modernizmin getirdiği karamsarlık, kinizm ve cool duruş hallerini de buna eklersek ki bunlar örgütlenmenin önünü kapatan liberal çıkışlardır, iletişim teknolojileri ve internet ile birlikte yaygın bir küresel köy stratejisi de böylece yerine oturmuş oluyor.

Maddi üretimin toplumsal yaşamın temelinde olduğu düşüncesi aşındırılarak, yerine bilgi üretiminin önemi getirilmişti ve bilgi üretimlerini ellerinde bulunduranların bu sistemi yönlendireceği tezleri sıklıkla dile getirilmektedir. Fakat bu bir örtü olarak görülmeli; sömürü sistemlerini örten, gizleyen bir örtü. Bilgi üretimi başlı başına bir meta haline gelirken, sanat da bundan payını almıştır. Her tür üretimin metalaştırılmasına eğitim kurumları da katılmıştır ve bilgi bir tür “mülkiyet” haline gelerek, belirli kurumlar ve kişilerin elinde güç haline dönüşmüştür. Böylece sanatta Goldsmith College, gibi sadece sanatı şekillendirmeye çalışan angaje kurumlar da devreye girmiş olmaktadır.

Çağımızda akıllı telefonlar, tabletler vs ile interneti aktif bir biçimde kullanma pratiği, bilgi tüketimi ve dijital tüketimin başka bir veçhesini oluşturmaktadır. Bugüne kadar sadece piyasa odaklı tüketim yönelimlerine dair çalışmaların gösterdiği yapının dışında, bu alana eleştirel ve politik bir tutum almak ise poetika’ya düşüyor gibi görünmektedir. Böylece eleştirel, politik ve sanatsal duruşumuzu buradan inşa edebiliriz. Neticede 20.yüzyılın son çeyreğinden itibaren bilgi toplumu, yeni metalaşma alanları açarken, aynı zamanda bilgisayar teknolojisindeki ilerleyişin yeni tüketim alanları açması, dijitalleşme ile birlikte yeni emek ve sömürü biçimlerinin ortaya çıkışına neden olmuştur.

İnternetin 1990’ların ikinci yarısından itibaren yayılması ve bugün internet kullanan kişi sayısının 3 milyarı bulması rakamları ortada. Bunun ardından Facebook, twitter gibi sosyal medya uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte, “prouser” olarak adlandırılan yeni bir kullanıcı modeli ortaya çıktı. Sadece tüketici olmayan, “içerik sağlayıcı” olan kullanıcıların yarattığı bu platformların “mülkiyet yapıları & kar stratejileri” değil de, “demokratikleşme aracı” olarak sunulmaları ise ayrı bir muammadır. Böylece sosyal medya kullanıcıları kendilerini bir “demokratik alan” içerisinde – sözde - hissetmekteler. Halbuki büyük şirketlerin, şöhretlerin, çok daha fazla egemen oldukları alanlardır bunlar. Tüm dünyayı yağmalayarak ırzına geçen ve milyonlarca insanı sefalete sürükleyen bir avuç tekel ise unutulmaktadır.  

Böylece ana sorgulama alanlarından birisine değinebiliriz: “izleyici emeği” ve dolayısıyla “izleyici metası”. İnternet üzerinde içerik sağlayanların da aynı bireyler oluşuyla birlikte bu kavramları masaya yatırabiliriz. İnternet kullanıcısı: içerik sağlar, hem de bu içerikler satılabilir ve yayılabilir. Aynı zamanda internet, her daim ulaşabilir olduğu için zaman kısıtlaması bulunmamaktadır diğer medium’lara göre (TV zaman kısıtlıdır (iş sonrası), kitap zaman kısıtlıdır (kütüphane saatleri) vs.). Ayrıca internette mekan kısıtlılığı yoktur, ama diğer medium’ların çoğu mekana da gereksinim duyarlar.

Öte yandan bakmamız gereken diğer bir olgu, sosyal medya gibi platformların son yıllardaki ayaklanmalardaki rolünün yanlış merkezden okunması da olabilir.Occupy, Gezi Direnişi, Arap Baharı gibi ayaklanmalar ve direnişlerde sosyal medyanın rolü önemlidir, bir araçtır. Ama Perry Anderson’un işaret ettiği gibi kuşkusuz El Cezire, facebook veya tiwtter faydalı olmuştur, ama isyan ruhu icat etmiş olamazlar. Yangını başlatan kıvılcımdır bunu başlatan. Bu bir tür yataylık söylemi icat eden sosyal medya, yanılsamadır sadece.

Elimizde bulunan makinelerin üretiminde madenler, donanım imaları, yazılımlar, hizmetler gibi alanlar da görmezden gelinmektedir. Tüm bu emek biçimleridir “innovasyon” dediğimiz sürece başlangıç eden. Bu arkaplanın görmezden gelinmesi de dikkat çekici değil mi?

Bu sergi “dijital emek” terimini dijital medyanın var olması, üretilmesi, yayılması ve kullanılması için gereken karşılığı ödenen ve ödenmeyen tüm emek biçimlerini içerecek şekilde genişletmeyi önermektedir.

Kürator: Fırat Arapoğlu
Koordinatör: Bahar Ahu Sağın

Sanatçılar ve Eserler:Çağrı Saray - “Forever and ever…”
İnsel İnal - Class Summary
Dilan Bozyel - NAZEN – نازي
Serkan Taycan - All that is solid melts into air…
Yeni Anıt - Dignity of Digging
Mehmet Öğüt - Zembilfüroş

Mekan: Adahan İstanbul

31ST OCT - 1ST NOV
TAŞKIŞLA

In the frame of Connecting Cities Network (CCN) Project, partners believe that the city screens and architectural media facades are public spaces. With this consideration they wanted to get city-screens had social content more then the commercials; they also researched means of converting the city screens and architectural media facades into a medium for arts.

amberPlatform as a partner of CCN project and as an NGO working in the field of technology and art with a focus on cities as commons, artistic interventions in the cities, empowering citizens by the new technologies since 2010. Considering the city screens and architectural media facades, we believe citizens should have the chance to get their message powerful and impressing with its size, since the size matters in this capitalistic society of spectacle surrounded by media with no content. Hence we wanted to provide a medium impressive with its size, add a bit of creative touch and wisdom to the sensitive content provided by people.

We are organizing a one-week research workshop to develop an open-source, cheap and simple, easily producible and ready-programmed media screen system / architectural media façade.

We invite researchers, makers, artists, engineers, thinkers and all kind of creators to the research workshop in the frame of pre events of amber’15 Art and Technology Festival and part of Connecting Cities Network Project activities. The workshop will take place in 7th and 13th of EYLÜL at Taşkışla İTÜ. The workshop program will be announced later on sensitivetouch.amberplatform.org.

As a follow-up to the workshop, a hackathon will be held on 31st of October and 1st of NOVEMBER on data/info visualization and sensitive content creation on “CITY and LABOUR” for the media façade created in the workshop that will be exhibited during amber’15(*).

Please send a short mail about your motivation and background to info@amberplatform.org with the subject “creative touch” for application till 29th of August.

http://creativetouch.amberplatform.org

 

amber’15 her zaman olduğu gibi atölyelerle bilgi ve deneyim paylaşımı için bir zemin yaratarak her yaşta yeni şeyler öğrenmek ve denemek isteyenlere başlangıç seviyesinden profesyonel seviyeye kadar farklı atölyeler sunuyor. Her sene olduğu gibi çocuk atölyeleri önemli bir yer kaplıyor. (more…)

Şebnem Soher Ayşegül Karaman, Esra Akdere, Enes Çaglar

07.11.2015 - 10:30 - 17:30

Mekan: İTÜ Mimarlık Fakültesi, Taşkışla

Kayıt: sbsoher@gmail.com

8 - 15 yaş çocuklar için bir günlük workshop.

Günümüzde artık ofis mekanlarının önceliğini yitirdiği, çok sayıda serbest çalışanın kendi yaşam alanlarında, kütüphane ya da kafelerde internet üzerinden çalıştığı, alternatif-kolektif çalışma mekanlarının ortaya çıktığı bir durum sözkonusu. Bunun yanı sıra, servis sektörünün de çalışma biçimi değişiyor, alışveriş deneyimi artık fiziksel mekan yerine sanal dükkanlara taşınıyor; mağaza kavramı kentin dışındaki dev depolara dönüşüyor; ürün kodlarını tanıyan robotlar sonsuz raflardaki ürünleri seçerek kullanıcıya posta ile ulaşmasına aracılık ediyor ve bir çok gündelik işlem kişiler değil makineler tarafından yapılıyor. Böyle bir gündelik hayat içerisinde fiziksel mekandaki bireysel karşılaşmalar gittikçe azalırken, fiziksel mekanın tasarımı da yeniden düşünülmeye, sanal dükkanlar, arayüzler, sanal deneyimler tasarlanmaya başlanıyor. Bu da bir çok meslek alanı için çalışma biçiminin tümüyle değişmesi anlamına geliyor. Bu atölye, bugün yeni tekolojileri kullanarak büyüyen yeni neslin ileride kendi çalışma alanları için uygun mekanları nasıl hayal ettiklerini ziyaretçiler için bir deneyimine dönüştüren tek günlük bir çalışma olacak. Hem davetli hem de açık çağrıya cevap verenler üzerinden seçilecek en az 5, en fazla 10 genç birey, bugünden bakarak gelecekteki olası teknolojik gelişmelerle birlikte hayal ettikleri işi yapmalarına olanak sağlayacak ütopik/distopik, gündelik mekanları tarif edecek ve bir çok teknik kullanılarak bu mekanların temsil edilmesi için çalışılacaktır.

Şebnem Soher, Ayşegül Karaman, Esra Akdere, Enes Çaglar

07.11.2015 - 10:30 - 17:30

Mekan: İTÜ Mimarlık Fakültesi, Taşkışla

Kayıt: sbsoher@gmail.com

8 - 15 yaş çocuklar için bir günlük workshop.

Günümüzde artık ofis mekanlarının önceliğini yitirdiği, çok sayıda serbest çalışanın kendi yaşam alanlarında, kütüphane ya da kafelerde internet üzerinden çalıştığı, alternatif-kolektif çalışma mekanlarının ortaya çıktığı bir durum sözkonusu. Bunun yanı sıra, servis sektörünün de çalışma biçimi değişiyor, alışveriş deneyimi artık fiziksel mekan yerine sanal dükkanlara taşınıyor; mağaza kavramı kentin dışındaki dev depolara dönüşüyor; ürün kodlarını tanıyan robotlar sonsuz raflardaki ürünleri seçerek kullanıcıya posta ile ulaşmasına aracılık ediyor ve bir çok gündelik işlem kişiler değil makineler tarafından yapılıyor. Böyle bir gündelik hayat içerisinde fiziksel mekandaki bireysel karşılaşmalar gittikçe azalırken, fiziksel mekanın tasarımı da yeniden düşünülmeye, sanal dükkanlar, arayüzler, sanal deneyimler tasarlanmaya başlanıyor. Bu da bir çok meslek alanı için çalışma biçiminin tümüyle değişmesi anlamına geliyor. Bu atölye, bugün yeni tekolojileri kullanarak büyüyen yeni neslin ileride kendi çalışma alanları için uygun mekanları nasıl hayal ettiklerini ziyaretçiler için bir deneyimine dönüştüren tek günlük bir çalışma olacak. Hem davetli hem de açık çağrıya cevap verenler üzerinden seçilecek en az 5, en fazla 10 genç birey, bugünden bakarak gelecekteki olası teknolojik gelişmelerle birlikte hayal ettikleri işi yapmalarına olanak sağlayacak ütopik/distopik, gündelik mekanları tarif edecek ve bir çok teknik kullanılarak bu mekanların temsil edilmesi için çalışılacaktır.

PANELLER

6 KASIM - CUMA
ADAHAN İSTANBUL

17.00-19.30
Göç ve Emek
Moderatör: Ayşegül Koç
Konuşmacılar: Ulaş Sunata, Omar Berakdar, Zeynep Kıvılcım

Türkiye’deki Mülteci Ekonomi Evreni
Konuşmacı: Ulaş Sunata

Sanat Burada: İstanbul’daki Yurtsuzlaşmış Suriyeli Sanatçılar Kolektifi
Konuşmacı: Omar Berakdar

İstanbul’da Suriyeli Kadın ve LGBT Mültecilerin Güvencesiz Yaşamı
Konuşmacı: Zeynep Kıvılcım

Kısa-panel: 30’ GAME JAM’e Hazırlık
Daha İyi Bir Dünya İçin Oyunlardan Ne Bekliyoruz?
Moderatör: Güven Çatak, Ayşegül Koç
Konuşmacılar: Diğdem Sezen, Sercan Altun, Arda Çevik, Güven Çatak, Sercan Şengün

7 KASIM - CUMARTESİ
AKBANK SANAT BEYOĞLU

11.00 -13.00
Sanat Emek Olurken, Emek Sanat Olurken
Tiziana Terranova, Ayhan Aytes

13.30 - 15.30
Geleceğin Emeği, Emeğin Geleceği
Stefan Ludwig Sorgner, Bülent Somay, Buğra Karabey

16.00 - 18.00
Sanatta Emek
Bojana Kunst , Pascal Brunet, Burak Delier

8 KASIM- PAZAR
SANTRALİSTANBUL
11.00-13.00
Peer-Production Pratikleri ve Ağlandırılmış Enformasyon Ekonomisi Üzerine Bir Tartışma
Ivo Furman, Özgür K., Cemre Kutluay

Bir Güç Unsuru Olarak Özgür Lisanslama: Dijital Emeğin Metalaşmasını Önleyici Stratejiler
Ivo Furman

Rekabete Dayanmayan, Katılımcı Bir Yönetim Modeli İçin Peer-Production ve Copyleft Yaklaşımından Doğan ''Forking''(Çatallanma) Pratiği
Özgür K.

 

Dört Nesilden Dört Farklı Örnekle Koreografik Üretim Biçimlerini Tartışmak

Sunumlar, film/video gösterimleri ve performanslar eşliğinde açılacak dört oturumla, performans sanatları alanını, koreografi başlığı altında emek ve yaratım üzerine beraberce düşünmeye ve tartışmaya davet ediyoruz.

Bu oturumlar 2008-2009 yıllarında İZLEK adı altında düzenlenen, koreografik eserlerin ve dansla ilgili belgesellerin sanatçı, kuramcı ve diğer katılımcılar tarafından sunulup tartışıldığı buluşmaların devamı niteliğindedir. Özellikle kamusal alanda “izleyiciye konuk olma” ilkesiyle işleyen İZLEK, bilgi üretimine ve bellek oluşumuna, performans sanatları alanından katkıda bulunmayı amaçlıyor.

amber’15’in “Laboro Ergo Sum - Çalışıyorum Öyleyse Varım” temasıyla ilişkili olarak bu oturumlar, sanatçı-icracı ilişkisi, virtüözlük, zanaatkarlık, gayri maddi emek, gönüllülük, otonomi, güvencesizlik, esneklik, kolektiflik, çalışma koşulları, üretim biçimleri ve estetik ilişkisi gibi konuları ele alıyor.

Dans alanındaki dayanışma ve mücadele pratiklerini güçlendirmeyi amaçlayan İZLEK’in heyecan ve devinimi, bu buluşmalar sırasında üretilecek düşüncelerin hayata geçirilip, eyleme dökülmesinin gerekliliği ve aciliyetinden kaynaklanıyor.

Program:

I. Oturum: Kimin Sesi?: Koreograf-İcracı-İzleyici İlişkisi
Aydın Teker ve Gizem Aksu / Erinç Aslanboğa
Performans: Hallo!

08 Kasım Pazar 2015, 19:30 - İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsü, Enerji Müzesi

II. Oturum Kolektifin İnşası
Hareket Atölyesi / Funda Özokçu
Film: Ülke/Yol-culuk/Hafıza

09 Kasım Pazartesi 2015, 19:30 - İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsü, Enerji Müzesi

III. Oturum Mekân: Hayal, İnşa, Dönüştürmek, Paylaşmak
ÇAK (Çıplak Ayaklar Kumpanyası) / Berna Kurt
Video Seçkisi

13 Kasım Cuma 2015,  19:30 - İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsü, Enerji Müzesi

IV. Oturum Var Olmak ve Görünür Olmak İçin Örgütlenmek
Genç Koreograflar Etkinliği / Sanatta Görünürlük Festivali
Film/Performans: Etkinlik Seçkisi

15 Kasım Pazar 201, 19:30 - İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsü, Enerji Müzesi

Her oturum yaklaşık 90 dakika olacaktır.

İZLEK: İstanbul'da Koreografi Alanında Emek İlişkileri
Oluşturanlar: Ayşe Orhon, Funda Özokçu, Erinç Aslanboğa, Berna Kurt, Ekmel Ertan, Aslı Mertan, Gizem Aksu, Evren Erbatur, 66 Kolektif, İdil Kemer.

izlekistanbul.com

İzlek Ayşe Orhon tarafından tasarlandı ve gerçekleştirildi.

linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram