Geçtiğimiz iki ay süresince amberPlatform bünyesinde “Maker&Sanatçı Buluşmaları” adı altında düzenlenen açık toplantılar, farklı disiplinleri ortak üretime teşvik eden bir ortamda buluştururken, farklılıkların getirdiği özgün üretim biçimlerinin de tartışılması için demokratik bir zemin yarattı.

Toplantılarda sağlanan açık düşünce zemini amberFestival’in bu seneki teması olan ”Laboro Ergo Sum“ [Çalışıyorum Öyleyse Varım] çerçevesinde yapılan ve son başvuru tarihi 31 Temmuz olan festival çağrısına pek çok proje, makale ve teorik üretimle başvuruda bulunulmasına neden oldu.

Süreç Nasıl İşledi?

Maker-Sanatçı Buluşmaları paralelinde 31 Temmuz 2015’te başvuruları sona eren amber’15 festival açık çağrısına başvuruda bulunan sanatçı, maker, sanat yazarı ve teorisyenlerin önerdiği 97 proje vardı. Diyaloğu ve birlikte seçimi mümkün kılmak için amberPlatform üyeleri tarafından oluşturulan jüri tarafından yapılan bir ön eleme ile kolektif seçime davet edilecek proje sayısı 41’e  indirildi.

Seçilen projelerin sahiplerinden oluşan kolektif jürinin listesi 17 Ağustos’ta katılımcılara e-posta ile duyuruldu.

22 Ağustos’ta Studio X’te gerçekleşen, başvuru sahiplerinden oluşan kolektif jüride proje sahipleri festival teması için ürettikleri farklı kategorilerdeki işleri sundular. Gerçekleşen toplantıda her işin kavramsal yönü, tema ile olan ilişkisi ve yöntemi hep birlikte tartışıldı Bir seçimden çok her birimizi zenginleştiren bu toplantıda nihai bir seçim yapılmadı, online ortamda iletişimi sürdürrerek nihai seçimin fiziksel ve maddi koşullar doğrultusunda bir sonraki toplantıda yapılmasına karar verildi.

Daha çok düşünmek ve üretmek için buluşmalara devam!

amber’15 Sanat ve Teknoloji Festivali vesilesi ile başlatılan bu buluşmalar gelecek günlerde devamını planladığımız sanat, teknoloji ve toplumu içeren bir çerçevede yapılacak toplantılar için başarılı bir ön çalışma niteliğinde gerçekleşti. Bu sebeple toplantıları Eylül ayından itibaren sürdürmeye devam edeceğimizin haberini vermekten mutluluk duyuyoruz.

Toplantı ve etkinlik duyurularını Facebook’ta amberFest sayfasından takip edilebilirsiniz. (www.facebook.com/amberFestival)

Last month, amberPlatform has taken steps for a new collaboration with “EUROPE REFRESH” team. Thanks to the collaboration that will provide project owners from Turkey the possibility of presenting their projects in Brussels and Paris via amberPlatform communication network, many projects from Turkey will have the opportunity to meet with supporters and have visibility on a global level.

Let's Free the Possibilities

Les Halles de Schaerbeek, KissKissBankBank and Le Carreau du Temple join forces for the third edition of EUROPE REFRESH (9th-11th October in Brussels, 30th October – 1st November in Paris). The first 2 editions of this participatory event promoting a creative revolution led by citizens helped fund almost 60 projects.

There will be a crowd funding platform, a pool of know-how and initiatives presented by a network of dedicated partners, the possibilities ballroom, conferences, talks, brunch, a bar, sustainable meditation actions, the wall of possibilities and workshops for promising young and older talents.

Come with your family and friends, join the curious minded, the trend setters, the activists and everyone else. You’ll discover new projects and meet their creators, you’ll help them fund-raise their ideas and share your knowledge with them. Together, let’s free  the possibilities !

Detailed information: http://www.halles.be/dbfiles/mfile/5500/5577/ER_EN.pdf
Application form: http://www.halles.be/dbfiles/mfile/5500/5576/Application_For_Form.pdf
Europe Refresh website: http://www.halles.be/en/209/

for help and more information please write to   amberPlatform

! tarih değişikliği: Çalıştay 12-18 Ekime alındı; son başvuru 5 Ekim

amberplatform’dan bir araştırma çalıştayı

Connecting Cities Network (CCN) Proje partnerleri şehir ekranlarının ve mimari medya cephelerinin kamusal alanlar olduğunu düşünüyor. Bu düşünce ile şehir ekranlarının reklamdan çok sosyal içerik barındırmasını istiyorlar ve şehir ekranları ile mimari medya cephelerini birer sanat mecrasına dönüştürmeye çalışıyorlar.

CCN projesinin partnerlerinden bir olan amberPlatform, teknoloji ve sanat alanında çalışan bir STK olarak şehir ve şehre sanatsal müdahaleler ve yeni teknolojilerin yardımıyla gücü şehrin sakinlerinin eline vermek gibi konularla 2010 yılından beri ilgileniyor. amberPlatform kamusal alanlar olarak kabul ettiği şehir ekranlarında ve mimari medya cephelerinde şehirlinin sözünü söyleme hakkı olduğunu düşünüyor. Hele hele büyüklüğün ve biçimin önemli olduğu bu içeriği olmayan medyanın hakimiyetindeki kapitalist gösteri toplumunda! Biz gösteriyi şehirlinin hizmetine sunacak araçları geliştirmek, şehirlinin duyarlı mesajlarını yaratıcı bir dokunuşla görünür kılmak istiyoruz.

Bir haftalık bir araştırma çalıştayıyla kolay üretilebilir, ucuz ve basit, hazır bir arayüzle programlanabilir bir medya ekranı / mimari medya cephesi tasarlamak istiyoruz.

Araştırmacıları, maker’ları, sanatçıları, düşünürleri her türden yaratıcı bireyi amber’15 Sanat ve Teknoloji Festivali ön etkinlik programı çerçevesinde 12-18 Ekim arasında İTÜ Taşkışla’da gerçekleşecek atölyeye katılmaya davet ediyoruz. Çalıştay programı daha sonra creaativetouch.amberplatform.org’ta açıklanacak.

Çalıştayı, 31 Ekim – 1 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek olan hackathon takip edecek. Hackathon’da “Şehir ve Emek” başlığı altında veri-görselleştirmeleri ve duyarlı içerikler yaratarak 6-15 Kasımda amberFestival(*) süresince, çalıştayda tasarlanan medya cephesinde sergilenecek.

Lütfen ilginizi gerekçelendiren kısa bir yazı ile kısa özgeçmişinizi ve çalışma alanlarınızı içeren “yaratıcı dokunuş” konulu bir e-postayı 5 Ekim tarihine kadar info@amberplatform.org adresine yollayın.

http://yaraticidokunus.amberplatform.org

Düzenleyen:
amberPlatform/BIS
Ortaklar:
CCN, İTÜ, Arkitera, [f]FLAT

(*) amberFestival bu sene 6-15 Kasım tarihleri arasında emeği konu alan “Çalışıyorum Öyleyse Varım” teması ile İstanbul’da gerçekleşecek.

9/11 sonrası “terörle mücadele” adı altında dayatılan korku ve kontrol toplumunun, herşeyi kendi ideolojisine bağlama eğilimindeki ulus-devletin ve her ölçekte, her şeyin özelleştirilmesini teşvik eden global tüketim ekonomisinin işbirlikleri ve çatışmaları arasında bireysel özgürlüklerimizi ve müştereklerimizi hızla kaybederek daralan bireysel atmosferlerimizde yaşamak zorunda bırakıldık. Müşterekler olarak sahip çıkmak zorunda olduğumuz değerler, doğal kaynaklarımızın özelleştirilerek ya da ortak hayati çıkarlarımız göz ardı edilerek sorgusuzca ve sorumsuzca kullanılmasının sonucunda ekolojik dengelerin bozulmasından, adalet sisteminin ‘de facto’ olarak özelleştirilmesiyle insanlığın ortak değerlerini savunmak yerine özel çıkarların ve resmi ideolojinin emrine verilmesine kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.

Öte yandan da yeni medya yeniden müstereklerimizin farkına varmamız ve hararetle sahiplenişimizin esin kaynağı oldu. Yeni medyanın olanakları içerisinde bilginin herkese ve hepimize ait vazgeçilemez varlığımız olduğunu ve bilgiye erişim hakkımızın kutsallığını, sınırsız ve özgürce iletişim ve kendini ifade etme hakkımızı, adım adım elimizden alınan kamusal alanı yeni medyada yeniden yaratarak dayanışmanın ve paylaşmanın gücünü yeniden keşfettik, hatırladık.

amber’12 müşterekleri doğrudan bir söylemle öne çıkararak temasını “Parataktik Müşterekler” olarak belirledi. Dijital Müşterekler ana fikri açıklık, paylaşım ve özgürlük olan bir politik sistemin hayata geçirilebilmesi için alternatif bir platform olabilir mi? Free Softwareler’den, copyleft hareketinden, peer-2-peer sistemlerden, open source | open knowledge mantığından, creative common’lardan bu bağlamda neler öğrenebiliriz? Commons (Müşterekler) başka bir ekonomi, başka bir ekoloji için olası bir temel oluşturmakta kullanılabilir mi? İklim değişimine, çevrenin yok olmasına, dünya denizlerindeki balıkların tükenmesine engel olabilecek olasılıklar sunabilir mi? İnsanlar, kaynakları sömürmek yerine paylaşmak yetisine hala sahipler mi? Bu bağlamda oluşturulabilecek parataktik sanat stratejileri neler olabilir?
amber’12 “Parataktik Müşterekler” teması ile sanatçıları, tasarımcıları, akademisyenleri, araştırmacıları ve ilgilenen herkesi özgür, yaratıcı ve katılımcı düşüncenin ve sanatın perspektifinden yeni medya ortamında ve aynı kudretle hayatın diğer alanlarında müştereklerimizin alanını genişletmeye çağırıyor.

If we consider that the new media provides a wider and more liberal sharing of information than public space, we can observe that the new media possesses a greater expanse of space, which derives from real world. As e compare these two spaces, we can see that the new media is far more organic and variable whereas the public space is shaped and limited by state and authority.
We might envisage the aforementioned spaces as an entwined and layered structure. Without doubt, public space constitutes the central point of departure. What manner of form would be achieve, if we attempted to physically mould this abstract spaces that have no physical substance? Some data might be consulted during the formation of this form. For instance, the information concerning “the proportion of resources and methods of data circulation”.

Can we reverse this physical data visualization, which is produced out of non-physical information? By covering a physical surface with a digital layer, can we soften the concept of reality between the “physical” and “digital”?

Digital data sharing; reification of the real-world space and value of the new media and coating the resultant parametric surface with a digital layer, by employing ISOHIPS mapping method, which provides physical data on the surface forms. Combining an information, which is originally physical, with a non-physical information (isohips-digital media) and re-digitizing the physical result; an audio-visual installation that questions and aims for the entwining of these two concepts.

Netless, internetin kristalize olmuş ve durağanlaşmış altyapısına bir müdahaledir. Sanatçı kaldırımlar, yollar, metro ve otobüs hatlarını data dağıtımında vektör olarak kullanarak, alternatif bir veri değişim stratejisi tanımlayıp, ağ kullanıcılarını özgürleştirmeyi deniyor.

Artist:
Danja Vasiliev [:]

Valentina Karga şehirde kendine yeterlilik fikri üzerinde çalışmaktadır. Berlin Farm Laboratuvar'ı, kendi ürettiği sistemleri, kaydettiği nasıl yapılır videolarını ve topladığı çeşitli bilgileri paylaştığı bir platformdur.Yaptığı tasarımlar, hali hazırda var olan sistemlerle hiç bir şeyin ziyan edilmediği yaklaşımın bir araya gelmesinden oluşmaktadır.

 

[:en]

For many people, childhood means memories. Interactive Hopscotch aims to trigger childhood memories in a playful manner by using a well-know children's game, hopscotch with interactive surroundings.

Artist:
Reha Dişçioğlu[:tr]
Bir çok kişi için çocukluk, anılar anlamına gelir. Etkileşimli Seksek( Interactive Hopscotch), bilindik çocuk oyunlarından sekseği interaktif bir ortamda kullanarak, çocukluk anılarını oyuncu bir şekilde tetiklemeyi hedeflemektedir.

Artist:
Reha Dişçioğlu[:]

[:en]
Avian Flight Simulator is an experimental work to bring the experience of dream flying into reality which is controlled by body movements.

Artist:
Mert Akbal[:tr]
Avian Uçuş Simülatörü, rüyada uçma deneyimini gerçekleştiren, katılımcının vücut hareketleri ile kontrol edilebilen, deneysel bir çalışmadır.

Artist:
Mert Akbal[:]

[:en]

We live in a world of constant acoustic manifestations. Total absence of tonal phenomena and incentives can be found nowhere since matter itself is always present. But there is a silence which we all know. Induced by active listening, we come in direct contact to our personal, inner world. In my work, The Last Power is Silence, the sound screen is a symbol for the space where situations mutually interact. White noise, which is the sum of all frequencies in the audible range, emerges from the screen. An insistent expanse of sound confronts the listener with its shapeless, indeterminate and colorless form. Material: umbrella, piezos, cable, audio system The work of Clara Oppel is positioned at the intersection of sound / space / installation / sculpture. It meanders in the gaps of perception, somewhere between the perceived and the real world of sounds and objects. It is more about the silence, full of noises, sounds, and tones. Her work intervenes physically in the room, increasingly evading the material and opening space for the non-visible.

Artist:
Clara Oppel[:tr]
Clara Oppel'in çalışmaları ses, uzay, enstalasyon ve heykelin kesiştiği yerde konumlanmıştır. The Last power is Silence, algılanan ile gerçek olan ses ve objeler arasındaki algı açıklıklarında dolanır. Sessizlik, gürültü, ses ve tonları kullanılmıştır. Çalışma, fiziksel olarak mekana müdahale ederek, zamanla, görünmez olana alan yaratır.

Artist:
Clara Oppel[:]

linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram