amber’15: “Laboro Ergo Sum – Çalışıyorum Öyleyse Varım”

Dijital devrimin son 30 yılda giderek artan bir hızla hayatımızı nasıl değiştirdiğinden söz ederken aslında hep sahneye bakıyoruz, sonuçlara odaklanıyoruz. Sağlıktan güvenliğe, eğitimden eğlenceye hemen her şeyi eskisinden farklı biçimlerde yapar olduk. Kimi zaman işimizi kolaylaştırdı, kimi zaman karmaşaya sebep oldu; ama en azından herkesin her an erişilebildiği bir dünya eskisinden çok farklı bir dünyaydı. Çoğu zaman hayranlık duyduk veya kızgınlık ya da korkuyla karşıladık.Fakat bütün bu değişimin arkasında nasıl bir emek olduğunu, dijital devrimi yaratan emeğin nasıl biçimlendiğini, dijital devrimin madenlerden montaj bantlarına, ofislerden evlere emeği nasıl değiştirdiğini göz ardı ettik. Artık ilk heyecanımız geçti, ütopyalar ya da distopyaların ötesinde dijital olan ve dijitalle değişen, gündelik rutinlerimiz arasına girdi. Şimdi bu devrimi daha iyi anlamak için emekle ilişkisine bakmak ve değişimi görünenin ötesinde, doğru bir çerçeveye oturtarak algılamak istiyoruz.amber’15 bu sene iş ve emeği konu ediniyor. Dijitalleşme genel olarak emeği değersizleştirdi ve ucuzlattı mı? Emekle sermayenin ilişkisi nasıl değişti? Güvencesiz çalışma (prekarya) nasıl yaygınlaştı, ödenmemiş emek nasıl arttı? Çalışma ile emek arasındaki ilişki nasıl dönüştü? Beyaz yakalılardan gençlere dijital araçları kullanan kesimlerin kendi emekleriyle ilişkileri nasıl değişti? Robot ya da siborg emeğinden söz etmek mümkün mü? Giderek artan işsizlik ve yoksullaşmada, sınıflar arasında derinleşen uçurumda dijital teknolojilerin rolü ve etkisi ne? Dijital teknolojiler antogonizmaları keskinleştirdi mi? Marks’ın değer teorisinin yeniden gündeme gelişi emek ve sömürü için temelde bir şeyin değişmediğine mi işaret ediyor?

amber’15 kolektif yapısı ile sizleri katılıma, “Laboro Ergo Sum” teması etrafında yeni bir tartışmayı şekillendirmeye davet ediyor.

Yorumlar kapatıldı.